+ Konuyu Cevapla
Toplam 3 sonuçtan 1 ile 3 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Sâdât-ı Kirâmın Hatme-i Hâcegân Usulü

  1. #1
    Administrator Tur@b - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03.09.2007
    Mesajlar
    12,060
    Teşekkür
    3,052
    Teşekkür almış: 5,054 / 2,839 Konu

    Pfeil Sâdât-ı Kirâmın Hatme-i Hâcegân Usulü

    Sâdât-ı Kirâmın Hatme-i Hâcegân Usulü

    Bu yolun büyükleri olan velîler(sâdât-ı kirâm), insanların Allah Teâlâ'ya olaşabilmesi için birtakım vesileler aramışlardır.Bunu da tecrübe ederek müridlerine öğretmişlerdir.İşte hatme-i hâcegân da bunlardan birdir.

    Sâdât-ı kirâm, hatme-i hâcegânın gelebilecek belâ ve müsibetleri deffetiğini, duaların Allah Teâlâ tarafından kabul edilmesi için bir vesile olduğunu, aşağıda zikredileceği gibi sâdât-ı kirâmın yaptığı usuller de gözetilerek yapıldığında müridlere sayısız mânevî faydalar sağlayacağını anlatmışlardır.

    Nitekim Hâce Abdülhâlik-ı Gucdüvânî ve Şah-ı Nakşibend (k.s) ve sâdât-ı kirâm,hatme-i hâcegânın, Allah'tan dileklerin kabul edilmesinde, arzu ve isteklerin yerine gelmesinde çok tesirli olduğunu söylemişlerdir.Özellikle pazartesi, perşembe ve cuma günleri ikindi veya yatsı namazından sonra...

    Mürid, usulüne uygun olarak hatme-i hâcegân duası okumaya başlayınca, hâsıl olan sevabı başta Sevgili Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) mübarek ruhlarına ve Ehl-i beyt'ine gönülden bağışlar.Ayrıca hatme duası sırasında adı zikredilecek olan sâdât-ı kirâmın da ruhlarına hediye eder.Sâdât-ı kir'amın her birinden, Allah tarafından muradının yerine getirilmesi için vesile olmalarını ister.Onlarla tevessül eder ve istimdat ister.
    Konu Tur@b tarafından (10.11.2008 Saat 19:55 ) değiştirilmiştir.

    Sermayem Rahmetin...İlacım Cemâlin...

  2. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  3. #2
    Üye mircan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28.03.2008
    Mesajlar
    66
    Teşekkür
    140
    Teşekkür almış: 49 / 37 Konu

    Standart

    Rabbim razı olsun sofim

    Mevlam bizi Sadatların yolundan ayırmasın inşaALLAH
    Yâ Rabbî!
    Gül dikensiz, diken gülsüz olmaz.
    Beni şeyhimden, şeyhimi benden,
    Cümlemizi sevgili peygamberinden ayırma.
    Âmin!

  4. Bu yararlı Mesaj için teşekkür eden kullanıcılar:


  5. #3
    Tecrübeli Üye yasin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    07.02.2008
    Bulunduğu Yer
    AllahuAlim
    Mesajlar
    1,458
    Teşekkür
    3,452
    Teşekkür almış: 1,954 / 899 Konu

    Standart

    Nakşibendilik ve Hatme-i Hacegan
    Hatme, cemaat ile toplu hâlde yapılan bir halka zikridir. Kuran ve sünnette övülen ve teşvik edilen zikir çeşitlerinden birisidir.

    Kuran-ı Hakimde sabah akşam dua, ibadet ve zikir edenlerle beraber bulunmaya şöyle teşvik edilmiştir:

    Resûlüm! Sabah akşam Rablerine, Onun rızasını isteyerek dua (ibadet ve zikir) edenlerle birlikte bulunmaya candan sabret. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. [ Kehf 18/28.]


    Bu ayet indiği zaman Resûlulah (s.a.v) Efendimiz, bu kimseleri araştırmak için mescide çıktı. Mescitte zikreden bir topluluk buldu. Bunlar elbiseleri eski fakir ve garip Müslümanlardı. Onları görünce hemen yanlarına oturdu ve: Ümmetim içinde benim kendileriyle birlikte olmamı emrettiği kimseleri yaratan Allaha hamd olsun. Buyurdu. [ Taberi, Camiul-Beyan, İlgili ayetin tefsiri; İbnu Kesir, Tefsirul-Kuranil-Azim, V, 153; Suyuti, ed-Dürrül-Mensur, V, 381; Ebu Nuaym, Marifetus-Sahabe, III, No: 4634.]

    Bu ne büyük bir tevazu ve edep örneğidir. Elbette Allah Resûlü (s.a.v) Efendimiz, kendileriyle birlikte olması emredilen kimselerden her yönüyle üstündü. Fakat, Yüce Allah bu emirle önce onların oluşturduğu zikir meclisinin faziletini gösterdi. Sonra, Efendimizin (s.a.v) yüksek tevazusunu bize gösterip kendisini örnek almamızı istedi. Ayrıca Efendimizin (s.a.v) onların içlerinde bulunup kendilerini şereflendirmesi ve onlara feyiz vermesi için bu emri verdi.

    Bir rivayette, Efendimiz (s.a.v), mescitte zikredenlerin yanına gelerek: Sizin üzerinize Allahın rahmetinin indiğini gördüm; ona sizinle ben de ortak olmak istiyorum. Buyurdular ve halkaya oturdular. [ Suyuti, ed-Dürrül-Mensur, V, 382.]

    Rasululah (s.a.v) Efendimiz, bir defasında:

    Cennet bahçelerine uğradığınızda, oralardan çokça istifade edin. buyurdu. Ashab-ı Kiram: Cennet bahçeleri neresidir? diye sorduklarında, Rasul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz:

    Zikir halkalarıdır. buyurdu. [ Tirmizi, Deavat, 82; Ahmed, Müsned, III, 150.]

    Yine Efendimiz (s.a.v), mescitte halka şeklinde toplanmış bir grup ashabının yanına uğradı. Onlara:

    Burada ne yapıyorsunuz? diye sordu. Halkadakiler:

    Allahı zikrediyoruz, bizi İslama ulaştırdığı ve ihsanlarda bulunduğu için Ona hamd ediyoruz. Dediler. Efendimiz (s.a.v) onlara:

    Allah için soruyorum, siz gerçekten bunun için mi oturdunuz? diye sordu; Sahabeler:

    Vallahi biz ancak bunun için oturduk. dediler. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v):

    Yanlış anlamayın, ben sizi suçlamak için yemin etmenizi istemedim. Ben sizin asıl niyetinizi öğrenmek ve size şu müjdeyi vermek için geldim. Bana Cibril geldi ve haber verdi ki: Allah sizinle melekleri yanında övünmektedir. [ Müslim, Zikir, 40; Tirmizi, Deavat, 6; Nesi, Kudat, 36.]

    Şu müjde de önemli:

    Herhangi bir topluluk sırf Allah rızası için toplanıp Allahı zikrederse, görevli bir melek semadan onlara şöyle seslenir: Günahlarınız affedilmiş olarak kalkın, hiç şüphesiz günahlarınız iyiliğe çevrildi. [ Ahmed, Müsned, III, 142; Ebu Yala, Müsned, VII, 167; Tabarani, el-Evsat, I, 85]

    İşte halka şeklinde yapılan Hatme-i Hacegan da bu övülen zikir çeşitlerinden birisidir. Görüldüğü gibi halka hâlinde cemaatle zikir yapmak övülmüş fakat halkada ne okunacağı konusunda bir şey belirtilmemiştir. Bunun için, zikir sayılacak şeylerden ne okunsa zikir yapılmış ve bu müjdeye ulaşılmış olur. Hatmede okunan zikir ve dua çeşitleri de sünnet-i seniyyeden alınmıştır.

    Hatmeyi bugünkü usul üzere Abdulhâlik Gücdevani Hz.leri tertip etmiştir. Hatm-i Hâcegân diye de anılır. Hâcegân, ulu zatlar, efendiler, büyük hocalar demektir. Hatm-i Hâcegân büyük velilerin tertip, talim ve tatbik ettiği hatim demektir.

    Bu zikre hatim ve hatme denmesinin bir sebebi şudur: Bu yolun büyükleri müridleri ile bir meclis kurduklarında toplantıyı bu zikirle bitirirlerdi. Onlara has bir uygulama olarak bu zikre Hatm-i Hâcegan denmiştir.

    Bu zikirlere hatim denmesinin bir diğer sebebi, içinde okunan Fatiha ve İhlasların hatim sevabına denk olmasındandır. Çünkü Resûlullah (s.a.v) Efendimiz, ihlas sûresini üç defa okuyan kimsenin Kuranı bir kere hatmetmiş gibi sevap elde edeceğini müjdelemiştir. [ Müslim, Salatül-Müsafirin, 261; Tirmizi, Fedailül-Kuran, 11.] Büyük hatmede toplam bin defa İhlas sûresi okunmaktadır. Bu da üç yüz otuz üç (333) Kuran hatim sevabına denktir. Onun için büyükler bu zikre çok önem vermişlerdir. Öyle ki çok ciddi bir hastalık ve ağır yolculuk hâlleri hariç, bütün ömürleri boyunca bu zikri hiç aksatmamışlardır.
    Konu yasin tarafından (28.05.2011 Saat 23:15 ) değiştirilmiştir.

+ Konuyu Cevapla

Konu Bilgisi

Aktive Benutzer

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Benzer Konular

  1. Nakşibendilerin Silsile-i Sadat’ı:
    Konuyu Açan: ahiretyolcusu, Forum: Nakşibendilik Genel (Menzil).
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 16.11.2009, 16:59
  2. Hatme-i Hâcegân Yapılırken Kapı Neden Kapatılır?
    Konuyu Açan: Tur@b, Forum: Altın Silsile.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 09.03.2009, 09:42
  3. Sadat-ı Kiram
    Konuyu Açan: leyla_mecnun, Forum: Altın Silsile.
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 23.10.2008, 16:23
  4. Usûlü´l-fıkıh
    Konuyu Açan: leyla_mecnun, Forum: Dini Kavramlar Sözlüğü.
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.07.2008, 22:29
  5. Hatm-i Hâcegân
    Konuyu Açan: Tur@b, Forum: Pr.Dr.M.Esat COŞAN (K.S.).
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.06.2008, 19:17

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.